HARDALLI BİR 2014 HİKAYESİ -II-
Rüstem aga hayatın neşvesinden bihaberdi. ben de öyleydim. evsiz kalmıştım. insanları sevmek çekmiyordu canım. Sadece Rüstem aga ve ben, şu yanımdaki aksi ihtiyarın kendisini yıllar önce terk ettiği sevdalısı Gülsüm yengenin anıları vardı bir tek Doğancılar parkında. hayatı, ölenleri, haberleri, kalanları, mevsimleri ve daha birçok şeyi umursamıyorduk. Heyecanlandığımız tek şey, Mihrimah camiinin avlusunda sabahları beleşe dağıtılan çorbanın tuzlu mu tuzsuz mu olduğuydu. ben çok nadir hayal kursam da Rüstem aga bu konuda benden daha iyiydi. Güya o, tayy-ı mekanizma diye adlandırdığı makinesini icat edecek, hep birlikte geçmişe gidip Gülsüm yengeyi evvelden ve gelecekten kurtaracaktık. ben o zamanlar âşık değildim. Rüstem Aga'yı fazla duygusal ve konumundan habersiz görüyordum. ama o hayalini her gece bankında uyumadan evvel dua gibi tekrar ediyordu. ben de aşık oldum sonraları ve Rüstem aga'nın haleti ruhiyesini tez zamanda iliklerime kadar hissettim. şimdi hayal kurma sırası b...