Kayıtlar

Kasım, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

HARDALLI BİR 2014 HİKAYESİ -II-

Resim
Rüstem aga hayatın neşvesinden bihaberdi. ben de öyleydim. evsiz kalmıştım. insanları sevmek çekmiyordu canım. Sadece Rüstem aga ve ben, şu yanımdaki aksi ihtiyarın kendisini yıllar önce terk ettiği sevdalısı Gülsüm yengenin anıları vardı bir tek Doğancılar parkında. hayatı, ölenleri, haberleri, kalanları, mevsimleri ve daha birçok şeyi umursamıyorduk. Heyecanlandığımız tek şey, Mihrimah camiinin avlusunda sabahları beleşe dağıtılan çorbanın tuzlu mu tuzsuz mu olduğuydu. ben çok nadir hayal kursam da Rüstem aga bu konuda benden daha iyiydi. Güya o, tayy-ı mekanizma diye adlandırdığı makinesini icat edecek, hep birlikte geçmişe gidip Gülsüm yengeyi evvelden ve gelecekten kurtaracaktık. ben o zamanlar âşık değildim. Rüstem Aga'yı fazla duygusal ve konumundan habersiz görüyordum. ama o hayalini her gece bankında uyumadan evvel dua gibi tekrar ediyordu. ben de aşık oldum sonraları ve Rüstem aga'nın haleti ruhiyesini tez zamanda iliklerime kadar hissettim. şimdi hayal kurma sırası b...

HARDALLI BİR YILIN HİKÂYESİ -I-

Resim
-I- "Biz bu mevkiye dızdırcılıktan, üç kâğıtçılıktan tut, bin çeşit ıspanaklı hadisattan yetişerek geldik." dedi yaşlı adam. "Senin eşgali umumiyen bu gibi davalara biraz maydanozlu düşüyor." diye de ekledi. O sıralar hiç evde değildim. Evim yoktu. Üsküdar'ın yosunlu bir yokuşunun bitiminde bir parkta pinekliyor, benim gibi evsizlerle bank kavgası yapıyordum. Rüstem Aga ile işte böyle bir gün tanıştım. En büyük servetimiz eski bir semaver ve canı çekerse radyo dalgalarını antenine davet eden antika bir radyoydu. Bir de tütün tabi. Hikâyesini bitirmesi günler aldı. Hiç sıkılmadan bu yaşlı hergelenin rampalı hayatını dinledim. Günün birinde evsiz kalacağıma hiç inanmazdım ama Rüstem Agayı dinleyince hayatın ne kadar çapaklanabileceğini anladım ve gardımı her an her şey olabilecekmiş gibi sımsıkı tuttum. Oldu da. Samandıra'ya göçümden sonra Üsküdar'daki evsiz günlerimi arar oldum. Ama yaşadığım hiçbir şey Rüstem Aga’nın kendi tabiriyle, ...