Pardon Patron
Patron, durup durup erken kalk diyorsun. yapamam patron yapamam. günün ilk ışıklarıyla doğan vahşete, geçim sıkıntısına, tütünsüzlüğe, laçkalaşmış aşklara, yalan söyleyen modern tıpa, tükürükler saçarak beni arayan alacaklılara ve sahte dostlara ve daha nicelerine çapaklanmış gözlerimle selam çakamam patron. Üstelik sen de biliyorsun, asıl erken kalkmak tembellerin işidir. zifiri karanlığı gözünü kapatarak geçiren korkakların işidir erken kalkmak patron. sen de biliyorsun bunu. sahi biliyor musun? Patron bana başarıdan söz ediyorsun. vakitlice gelmek ve vakitlice gitmekten dem vuruyorsun. oysa yaşam hiç vakitlice davranmaz insana. belki ben, bir sonraki harfi yazmadan öleceğim. belki de sen, bu cümlemi okuduktan sonra öleceksin. ve eğer ölürsen arkadan küfür etmeyeceğim merak etme patron. sen hiç vakitlice aşık oldun mu patron? vakti gelsin de ciğerim yana yana aşık olayım dedin mi? vakitsizce gelen bir aşk yüzünden Üsküdar banklarıyla ünsiyet kurduysam beni nasıl suç...