Kayıtlar

Mart, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

SON ZAMANLARDA YAPTIKLARIM

Son zamanlarda yalnızlıktan iyice nasibimi almıştım. Artık Kadıköy kesmiyordu, Üsküdar'ı ise çoktan unutmuştum. Hadi kalk oğlum Sırrı deyip atladım vapura. Beşiktaş'a gittim. Yalnızlığın tadına bir de burada bakayım. Başıboşluğun tadına... Kuruyemişçiden aldığım 5 liralık süper karışık çerezleri yerken sürekli tuzlu fıstık çıkmasına içerleyip, kuruyemişçiye sövdüm. Gidip karnımı doyurayım deyip bir lokanta buldum kendime. Normalin aksine menü değil de garson kız çarptı gözüme bu sefer. Güzel bir kızdı ama Cevriye'nin bakışları her yerimi sarmıştı. Ne zaman bir kızdan hoşlansam gelişi güzel Cevriye'min sözleri aklımda yankılanıyordu. "Sırrı, bana pambıklı şeker alacan nı?" O mutlu günlerde onu pamuklu şekere boğmuştum. Garson kıza siparişimi verdim. Yemek gayet güzeldi. Ansızın kızla konuşma isteği saldı içimi, boş tabakları masadan toplarken dayanamayıp ona bu et yemeğinin tarifini sordum. Birden gözlerinden yaşlar boşalmaya başladı. Bana hakaret ediy...

HELGA VE KISA SÜREN AŞKIMIZIN HİKAYESİ

Sultan Ahmet civarı… Kafam bozuk, cebimde 45 kuruş artı iki basımlıkakbil var. Yüküm ağır anlayacağınız. Durup durup çok kalabalık değil mi yahu burası diyorum. Ne çok insan var, muhtemelen bir daha göremeyeceğim hiçbirini. Havada hiç âşık olacak bir durum yok. Evden çıkmadan evvel annem“âşık olup başımıza ekşime” diye tembihlemişti zaten. Eyvallah dedim eyvallah anne. Âşık olmam, ama on lira verirsen de fena olmaz hani. 45 kuruşum ve iki basımlıkakbilim var! Cep delik cepken delik yürüyorum başım önde. Yanımdan insanlar geçiyor: - O kam on men vat a vandırfıl  siti. - IchmöchtenichtdieWelt, wenn es gegebenwird. - Je suis belle, ô mortels! comme un rêve de Pierre. - 辞書 , 辞典 , トルコ語悪阻ドッペルゲンガー . Ne diyor yahu bu insanlar? Neden bu kadar şaşkın şaşkın konuşuyorlar?  Yoksa, yoksa fukaralığımı fark ettiler de ona mı şaşırıyorlar? Sanmam. Öyle olsa karşımdaki şu şişman İngiliz elindeki döneri yerlere döke saça yemezdi. Her neyse daha fazla sinirlenmeden buradan uza...

CEVRİYE'YE MEKTUP

Daha dün aklımdan neler geçiyordu. Neler anlatıyordum kendime öyle hararetli hararetli. Aklımdan geçenleri beğenmiş olacağım ki, koştum kâğıt kalem aldım. Oturdum yazıyorum karşımda bana bakan bir çift gözün kontrolünde. Gözlerin sahibine ise sonra geleceğim. Aslına bakarsan böyle şeyler yapmaktan çekinirim. Yazmak hoşuma gider ama birilerine okutmaktan çekinirim. İşin gerçeği ben genel olarak çekinirim. Küçükken bakkaldan ekmek almaya bile çekinirdim. Bu sebeple çok azar yedim. Kimse de bilmez işin aslını.- Buradan bu gizli gerçeği tek sana izah edeceğim.- Bakkalın oğluna olan 25 taso, 12 bilye borcum sebebiyle gidemezdim bakkala. Hakkını vereyim tehdit etmeyi de iyi bilirdi bakkalın oğlu. Şimdilerde mahpus damlarında barbut oynarmış. Geçenlerde aldım haberini. Ha, bir de anası her pazar temiz iç çamaşırı ve paket paket Amerikan sigarası götürürmüş. Acaba anasına beni sorduğu oldu mu hiç diye düşünmedim değil. Hala borcumu ödemiş değilim. İnsan büyüdükçe değişiyor tabii. Artık...