SON ZAMANLARDA YAPTIKLARIM

Son zamanlarda yalnızlıktan iyice nasibimi almıştım. Artık Kadıköy kesmiyordu, Üsküdar'ı ise çoktan unutmuştum. Hadi kalk oğlum Sırrı deyip atladım vapura. Beşiktaş'a gittim. Yalnızlığın tadına bir de burada bakayım. Başıboşluğun tadına...
Kuruyemişçiden aldığım 5 liralık süper karışık çerezleri yerken sürekli tuzlu fıstık çıkmasına içerleyip, kuruyemişçiye sövdüm. Gidip karnımı doyurayım deyip bir lokanta buldum kendime. Normalin aksine menü değil de garson kız çarptı gözüme bu sefer. Güzel bir kızdı ama Cevriye'nin bakışları her yerimi sarmıştı. Ne zaman bir kızdan hoşlansam gelişi güzel Cevriye'min sözleri aklımda yankılanıyordu.
"Sırrı, bana pambıklı şeker alacan nı?"
O mutlu günlerde onu pamuklu şekere boğmuştum.
Garson kıza siparişimi verdim. Yemek gayet güzeldi. Ansızın kızla konuşma isteği saldı içimi, boş tabakları masadan toplarken dayanamayıp ona bu et yemeğinin tarifini sordum. Birden gözlerinden yaşlar boşalmaya başladı. Bana hakaret ediyordu.
" Köpek, pis türcü! Seni acımasız aptal yaratık! Benimle dalga mı geçiyorsun sen!
Ne olduğunu anlayamamıştım. Kızı sakinleştirdikten sonra öfkesinin nedenini sordum. Vejetaryen olduğunu söyledi. Gözlerim doldu. Kendimden utandım. Ne karaktersiz bir adamım ben! Ama bilerek söylemedim, vallahi söylemedim!
Kızla dışarı çıkıp bir banka oturduk. Ona salep ısmarladım. Biraz muhabbet ettik. Bu oturduğumuz yer Cevriye'yle aşkımızın yeşerdiği yerdi.
Garson kız vejetaryen olduğu için yanımıza gelen Çingen kadını terslemeyip gül aldım ve yanımdaki ot obura hediye ettim. Cevriye'yle son oturuşumuzda yanımıza gelen çingene kadına bıçak çekmiştim ve bu olay Cevriye'yle aramızdaki soğukluğu başlatan ilk olay olmuştu. Bir müddet denizi seyrettim...

Uzun bir sessizliğin ardından garson kız birden bire kalkıp koşmaya başladı. Ne olduğunu anlayamadım. Karşıdan bize doğru koşan üç kişiden korkmuş olmalıydı. Cevriye ve abileri! Olan biteni dinlemeden patakladılar beni. Oysa ben hala Cevriye'yi seviyordum. Yarı baygın bir halde kayıkların arasına attılar beni. Sonra çekip gittiler. Onlar giderken Cevriye'nin cebinden bir kâğıt düştü. Sürünerek kâğıdı aldım elime ve şok oldum. Garson kıza tarifini sorduğum et yemeği yazıyordu kâğıtta! Cevriye, ah Cevriye! Son zamanlarda yaptıklarıma bakma lütfen!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ZİHİN DUVARLARININ ÖTESİNDE

SİZLER ÖZEL DEĞİLSİNİZ!

MAHALLE