Suretten Sîrete İntikâl - 1
Sanki yurt dışında tahsil görmüş bir felaket tellalının
kaleminden çıkan haberler duyuyoruz her gün. Falanca yerde patlama, berikinde
intihar, bir diğerinde açlık ve ölüm, cinayet, gasp ve de şunlar ve de bunlar.
Yetmiyor, beyaz top sakallı uzmanlar konuşuyor ekranlarda.
Ekmek kızartması kanser yapar, pirinç pilavı diyabet, gdo ölüm, bilmem hangi
yiyecek obezite…
Bir dakika durmak yok azizim. Kork, kuşkulan, kendinle
uğraş, iç sesinle çatış ve sonra…
Sonrası vahim.
Sonrası klostrofobi, sonrası nevrotizm, sonrası depresyon ve
nihayet aklını kaçırma!
Ekranlar korku imparatorluğu. Dünya yakınından bir meteor
geçecek. Çarpması an meselesi. Haydi, köylere kaçalım. Ölüm bize düşman. Ölüm
bize çok uzak!
Mezarlar bile Babil’in asma bahçeleri gibi. Ölüm
hayatımızdan çıkmalı! Ölümden kork, çünkü bu dünyada kalmalısın. Tüketmelisin.
Onların istediğini düşünmeli, konuşmalı, ürettiklerini hızla yiyip içmelisin ki
sonra ölesin.
Evler ahşap olmamalı artık. Batılıyız biz. Ölümden kaçın!
Evler, o soğuk evler, sanki hiç yıkılmayacakmışçasına, firavun edasıyla duran
evler betondan olmalı. İçlerinde aptal kutusuyla büyülenmeli, komşunun aç olup
olmadığını düşünmemeli!
Yorumlar
Yorum Gönder