BİR KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ ÜRÜNÜ: HARRY POTTER

 BİR KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ ÜRÜNÜ: HARRY POTTER

Expelliarmus!

Bakkala olan borcunuz birikmiştir. Bakkal peşinize düşer. Olanca hızınızla kaçarsanız. Ama durun! Expelliarmus! Bakkalı zabıtalar kovalamaya başlar.

Derslerden çakmaz üzeresinizdir. Final soruları akla Kazıklı Voyvoda’yı getirir. Expelliarmus! Hocalar insafa gelir, sınavlar bir hafta ertelenir.

Evet, geçtiğimiz dönemlerde bizi oldukça meşgul eden bir karakterin yani Harry Potter abimizin efsane kelimesinden türettiğim birkaç sahne hazırladım sizlere. Keşke her şey böyle kolay olsa. Expelliarmus! desem ve siz birden istediğiniz işlere, sekiz yaşından yirmi yedi yaşınıza (ya da daha fazla) kadar mütemadiyen kurduğunuz hayallere kavuşsanız, bakkala borcunuz silinse, finallerden yüz alıp profesör lakabı alsanız. Ama yok öyle bir dünya! Olmasın da.   

Harry Potter serisinin çok başarılı bir çocuk edebiyatı örneği olmasından ziyade dâhice tasarlanmış bir pazarlama yönetimiyle popülerleşmiş bir marka olduğunu fark ettiğim an araştırma yapmaya koyuldum. Araştırmanın sonunda sadece başarılı bir edebi eser ve usta bir marka stratejisine sahip olmadığını gördüm kitabın. Kitapta özellikle Hristiyanlık ve Yunan mitolojisinden şiddetli esintiler vuruyordu çocuklarımızın beynine beynine. 

Kültür Endüstrisinin Büyüttüğü Küçük Adam Harry 

Şimdi küçük adam Harry’nin ticari macerasına göz atalım ve kültür endüstrisi ürünü olduğuna canı gönülden inanalım.

Harry Potter serisinin ilk beş kitabı tüm dünyada 270 milyon satılmış ve de sadece altıncı kitabı 100 milyon doların üstünde gelir getirmiş. Kitap 47 dile çevrilmiş. Oyuncak firmaları Harry konseptli bir dünya malzeme çıkarmış. Üzerinde Harry resmi olan 25 binin üzerinde bozuk para 5 saat içinde batan geminin malları gibi satılmış. Berberler Harry saç modeli sayesinde servetlerine servet katmış. Ayrıca Hogwart büyücülük okulu gerçekten açılmış(2500 dolardan başlayan fiyatlarla) ve filmin çekildiği yerlere turizm faaliyetleri başlamış. 

Bence bu turizm olayını Cüneyt Arkın da yapabilirdi. Kara Murat filmleri için yapılacak bu turlarda surlardan atlamak 10 TL, üçlü ok fırlatmak 20 TL, Bizans kralının gözünü oymak 100 TL olabilirdi. Ama Cüneyt abi böyle bir şey yapmadı. Çünkü o, adam gibi adamdı. Bunu ancak egemen güçlere hizmet eden medya devleri yapar. İyi ama bunda kötü bir şey yok, bu kartellerin dini imanı para olmuş zaten diyebilirsiniz. İşte asıl konu da burada devreye giriyor. Harry Potter sadece bir meta değil, içinde barındırdığı mitolojik ve Hristiyanvari mesajlarla çocuklara hayat tarzı sunan bir faaliyettir ayrıca.


Kitapta Geçen İsimler ve Harry’nin Hızlı Yükselişi

Vakit kaybetmeden isim analizlerini yapmaya başlayalım ve bize sunulan şeylerin ne olduğuna bir bakalım.

Harry Potter’ın mensup olduğu grubun adı Griffin’dir. Griffin başı ve kanatları kartal, gövdesi aslan olan mitolojik bir yaratıktır. Bu yaratık daha sonraları Hristiyanlıkta cenneti simgeleyen bir sembol olmuştur.

Unicorn, tek boynuzlu at şeklinde bir hayvandır. Arılığı ve saflığı temsil eder ve Hristiyanlar bu anlamda Unicorn’u Hz.İsa’nın (a.s) sembollerinden biri kabul eder. Phoneix, Dumbledore’un kuşu Fawkes’in cinsidir. Biz bu kuşu Anka olarak biliriz. Bu kuş türü Hristiyanlıkta ölümsüzlüğü temsil eder. 

İlk kitabın adı olan “Felsefe Taşı” açıktan simya ilmini simgeler. Simya ilminde değersiz materyaller altın yapılmaya çalışılır ve de ölümsüzlüğü sağlayan bir iksirin peşine düşülür. Felsefe taşı da aynı özelliklere sahiptir. Harry, ona sadece iyi niyetle yaklaştığında sahip olur. Matthew incilinde sadece temiz kalplilerin Allah’ı görebileceğini açıklanır. Harry’nin felsefe taşını ararken gösterdiği minik yufka yüreciği de yine Hristiyanlığa güzel bir göndermedir.  

Harry kelimesi telaffuz edildiğinde Heir kelimesini çağrıştırır. Heir ise varis yerine geçen oğul anlamlarındadır. Potter, hayat veren hayat nefesi üfleyen anlamını taşır. Bu iki kelime birlikte düşünüldüğünde Allah’ın yerine geçebilen, Allah’ın oğlu manaları çıkar. Bu da günümüz tahrip edilmiş Hristiyanlığı’nda Hz. İsa’yı (a.s) temsil eder. 

Bu kadar yoğun Hristiyan mesajları içeren bu seriye iletişim yönüyle de bakmak gerekir. Bu bilgiler Harry’nin tüm dünyaya nasıl yayıldığı konusunda bize yol gösterici olabilir.

1980’lerin başında Hamid Mowlana tarafından “ Uluslararası Enformasyon Akışı” adlı bir model geliştirilir. Bu model de uluslararası iletişim, iki boyutun – teknoloji ve iletişim- belirleyici olduğu bir faaliyettir. Model, dünyayı egemen merkez ve bağımlı çevre olarak ikiye ayırır ve egemen merkezin bağımlı çevreye üstünlüğünden bahseder. Harry Potter romanları ve filmlerinde modele uygun bir şekilde sürekli olarak merkezden çevreye enformasyon akışı gözlenir. Filmlerin galası, kitapların yayım tarihine yaklaşan günler içerisinde çevreye sürekli bir haber akışı mevcuttur. Ayrıyeten kitapların içeriği ile ilgili tartışmalar da çevreye aktarılmaktadır. Bu kadar çok haber akışı da merkeze bağımlı çevrede kitaplara ve filmlere karşı bir ilgi ve merak uyandırmaktadır. O dönemleri hatırlarsanız baktığımız her yerde Harry abimizin ya bir haberini ya da bir reklamını görüyorduk. Meraklanmamak elde mi? Ana babamızı görmüyoruz bir gün içinde bu kadar.  

Kitapların içeriğine ve hızlı popülerleşmesine baktığımızda medya kartellerine sahip egemen güçlerin misyonerlik faaliyeti ya da dinler arası diyalog minvalinde amaçlar taşıdığı düşünülebilir. Uluslararası enformasyonun akışı modelinde de değindiğimiz gibi akışın tek taraflı olduğuna şahit oluyoruz: Hristiyan toplumlardan İslam toplumlarına...

Toplamak gerekirse Harry kar etmesi beklenilen bir ürün olmasının yanı sıra bir hayat tarzı da sunuyor. Harry ile sunulan hayat tarzı ise günümüzün egemen güçlerine ve onların ideolojilerine hizmet eden nitelikleri barındırıyor. Kitaplarda günümüz kapitalist sisteminin küçük bir modeli de yansıtılıyor.

Yer verdiğim bilgilerin, sonuçların ve yorumların fazla komplocu olduğu söylenebilir. Fakat Harry Potter kitaplarının ve filmlerinin hedef kitlesinde özellikle 8-14 yaş aralığındaki çocuklar olduğu düşünüldüğünde konuya dikkat edilmesi gerektiğini belirtmek istiyorum. Zira küçükken Pal Sokağı Çocuklarını okuduktan sonra arkadaşlarımı örgütleyip yan mahalleye saldırmış biri olarak birçok çocuğun Harry Potter ve benzeri eserlerden etkilenmemesinin olanaksız olduğu kanısındayım.






 


Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

ZİHİN DUVARLARININ ÖTESİNDE

SİZLER ÖZEL DEĞİLSİNİZ!

MAHALLE